Yeşil Minareli Cami olarak ta bilinen Garipler Camii, Pazarcık Mahallesi’nde yer alır.
Anadolu’da temelden yapılmış ilk Türk İslam Camidir. Fetih Camii olarak da anılır Kitabesinin minberde yer aldığı tek camidir.
Melik Danişmend Gazi tarafından XI. yüzyılın ilk çeyreğinde inşa ettirildiği kabul edilen yapının üzerindeki tek kitabeden T. Cantay bahsetmektedir. O’nun, mihrabın sağ alt köşesinde yer aldığını ve “Bina hâze’l-mihrab-ı resûl-i İbn Muhammed fî şevvâl-i senet-i selâse ve selâsîne ve seb’a mi’e” ifadelerinin kayıtlı olduğunu öne sürdüğü kitabeden mihrabın sonradan yenilendiği anlaşılmaktadır.
600 no’lu “Mücedded Anadolu rabı aşar” kayıtlı defterin 172. sayfa, 205 sıralı Seyyid Mehmed Çelebi oğlu Hacı seyyid Ali Paşa’nın H. 1022 senesine ait vakfiyesinde, “kubbet ül cami’-i şerif bi-cami’-i Danişmend el-Gâzi el-Kâin bi-mahalle-i Yazıcık min Medine-i Tokat” olarak anılan Yazıcık (Pazarcık) Mahallesi’ndeki Garipler Camii’nin Danişmend Gazi tarafından (1086-1104) inşa ettirildiği anlaşılmaktadır.
Kareye yakın dikdörtgen planlı camiye, kuzeydoğu köşeye eklenmiş abdestlikten geçilerek ulaşılır. İç mekân, ortada dört kalın paye ve bunların aralarında yer alan dört sütun üzerine, basık yuvarlak kemerlerle oturan pandantif geçişli bir kubbe ve bu kubbeyi dört yönden kuşatan beşik tonozlarla kapatılmıştır. Sütunlardan üçü sade iken kuzeydekinin başlığında bitkisel motifler işlenmiştir. Kuzey bölümdeki uzun beşik tonoz örtü, ortada yer alan 3.50 m. çapındaki sekiz dilimli kubbeyle ikiye bölünmüştür. Girişin solunda, kare planlı minare kaidesi yer alır.
Mukarnas kavsaralı mihrap nişi, bir Kur’an ayetinin dekoratif olarak işlendiği geniş bir kuşakla çerçevelenmiştir.
Mihrabın sağında yer alan ahşaptan, sade minber, orijinal değildir.
Yapı iç mekânı, güney, kuzey ve doğu cephelerde alttakiler daha büyük olmak üzere, üç sıra dikdörtgen çerçeveli mazgal pencerelerle aydınlanmaktadır. Bunların dışında merkezi kubbe ve küçük kubbedeki pencerelerde iç mekânın ferah ortamına katkı sağlamaktadır.
Yapının Yeşil Minareli Cami olarak anılmasına neden olan minare, kuzeydoğu köşede, yapının içinden yükselir. Gövdesi yukarı doğru incelen tek şerefeli minare, sonradan eklenmiştir. Gövdeyi; çift silmeli, dört kademeli şerefe konsolu ve tuğla şerefe korkuluğu takip eder. Sırlı tuğla bezeli petek kısmından sonra, saç kaplamalı ince bir külah ve çift boğumlu bir alemle minare son bulur.
Kaba yonu taş malzemeyle yığma tekniğinde inşa edilen yapıda, önemli kısımlarda kesme taş ve tuğla kullanımı dikkati çeker.
B.I. AKSULU, Fetihten Osmanlı Dönemi’ne Kadar Tokat Şehri Anıtları, (Gazi Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Basılmamış Doktora Tezi), Ankara 1994, s.26.; T. CANTAY, “Bir Kuzey-Batı Anadolu Gezisinden Notlar”, Sanat Tarihi Yıllığı, S.VII, İstanbul 1977, s.26.; T.CANTAY, Danişmendli Mimari Eserleri, (İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi), İstanbul 1976, s.47.
B.I. AKSULU, Fetihten Osmanlı Dönemi’ne Kadar Tokat Şehri Anıtları, (Gazi Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Basılmamış Doktora Tezi), Ankara 1994, s.33.; T. CANTAY, “Bir Kuzey-Batı Anadolu Gezisinden Notlar”, Sanat Tarihi Yıllığı, S.VII, İstanbul 1977, s.26.; T.CANTAY, Danişmendli Mimari Eserleri, (İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi), İstanbul 1976, s.47.
Bkz. B.I. AKSULU, Fetihten Osmanlı Dönemi’ne Kadar Tokat Şehri Anıtları, (Gazi Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Basılmamış Doktora Tezi), Ankara 1994, s.33-34.; Anadolu Vakfiye Defteri, Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi, Sıra 205, s.172.
KAYNAK: Tarihi Yaşatan İl Tokat
FOTOĞRAF: Cihat Taşkın/TUDER








