TOKAT KALESİ
M.Ö 30- M.S 395 Roma döneminde yol güvenliği için kurulmuştur. Yaklaşık 500 yıl Bizans egemenliğinde kalmıştır. ( Bu Dönemde Evdoksia ve Dokeia ismi ile bilinmektedir.) 1074 yılında Danişmend Melik Ahmet Gazi tarafından fethedilen kale kısa aralıklarla el değiştirmiş olup sırasıyla Danişmentli, Selçuklu, İlhanlı, Eratna, Kadı Burhanettin ve Osmanlıların egemenliğine geçmiştir. Dik ve sarp kayalar üzerine kurulu kale, doğal bir hisar durumundadır. Osmanlı Devleti zamanında “ Çardak – ı Bedevi “ denilen zindanı başta Bizans İmparatoru A. Diogenis ve Eflak Prensi Vlad Tepeş (Kont Drakula-Kazıklı Voyvoda) olmak üzere birçok ünlünün tutsak yeri olmuştur.
TOKAT CASTLE
Constructed for road security in the Roman period in 30 B.C. – 395 A.D. It was under the rule of Byzantine for approximately 500 years. (It was known as Evdoksia and Dokeia in this period.) Castle, which was conquered by Danishmend Melik Ahmed Gazi in 1074, has been under different dominations for short periods and it was under the rule of Danishmends, Seljuks, Ilhans, Eratna, Kadı Burhanettin and the Ottomans. Castle, built on steep and arduous rocks, has the form of a natural fort. Dungeon named “Çardak-ı Bedevi” in the Ottoman Era has been the captivity place for many popular people, mainly A. Diogenis and Prince of Wallachia Vlad Tepes (Count Dracula – Vlad the Impaler).
GENİŞ ANLATIM
Şehrin kuzey batısındaki Hisar Tepesi de denen sarp, kayalık bir alana kurulmuş olan Tokat Kalesi’nin (Resim: 3-7, Çizim: 2-4) ilk kuruluş evresi, kesin olarak bilinmemektedir. Ancak Roma döneminde kurulduğu, sırasıyla Bizans, Pontus, Danişmendli, Selçuklu ve Osmanlılarca tahkim ettirilerek kullanıldığı kabul edilir. Tokat Kalesi’nin kurucu ya da kurucularının kimler olduğu da tespit edilememiştir. Ancak Üsküdar Selim Ağa Kütüphanesi’nde bulunduğu öne sürülen şu bilgi, Tokat İl Yıllığı’nda yer almaktadır; “….tarih-i bina-i kal’a-i Tokat Hazret-i Nuh (a.s.) oğlu Sam bina eylemiştir. Ânın zamanından beri hisab olunur”.
Evliya Çelebi, Tokat Kalesi’nden bahsederken; “Müverrihan-ı Arab ve ‘Acem ve Rum, Ermeni Makdisi ve Tarih-i Nivân (?) kavilleri üzere bu Tokat Kal’ası, Diyâr-ı Rum’dandır. Bi-kavl-i müverrihin bâni-i evvel-i Amalika Kavmi’nden ve Amasya Kal’ası’nı binâ eden “Dok’Ad” nâm merd-i Ferhad-kârdır; bunların ilk meskenleri mağaralar idi, hala garlarında adem gaybolur. Ba’dehû insanı tenâsül bularak kehflerden çıkıp bu kûh-i bülend-şahlık üzere şekl-i muhakemesi de senk-traş bir sur bina etmiştir ki “Amasya Kal’ası”na mu’âdil bir hısn-i hasîn-i bir ser-bülenddir”. İfadelerini kullanmıştır. Bu ifadelerden E.Çelebi’ye göre Tokat Kalesi Amelika Kavmi’nden “Dok Ad” adlı topluluk tarafından inşa edilmiş, aynı topluluk Amasya Kalesi’ni de yaptırmıştır.
Burada Seyahatnamesi’ndeki bilgilerin çok az bir kısmına yer verdiğimiz Evliya Çelebi, Tokat adının menşei, kalenin inşası ve tarihi süreci, çeşitli dönemlerdeki fetihler, şehrin kuruluşu, coğrafi yapısı ve şehirdeki diğer tarihi eserler hakkında da ayrıntılıca bilgi vermektedir.
Sarp ve şehre hâkim bir noktada yer alan Tokat kalesi’nin kalan izlerden bir dış ve bir iç kaleden müteşekkil olduğu anlaşılmaktadır.
Tamamen Selçuklu ve Osmanlı onarımlarını yansıtan iç kale surları doğal kayanın konumuna göre şekillendirilmiş, böylece kuzey batı-güney doğu yönlü oval bir plan oluşturulmuştur. E. Çelebi, kalenin çevre uzunluğunu 6000 adım olarak belirtmiş, N.Sevgen ise 1500 m. olduğunu ifade etmiştir.
Kaleye şehre doğru uzanan güneydoğu uçtaki kayaya oyma, basamaklı küçük bir tünel niteliğindeki girişle ulaşılır. Moloz taşla örülü sur duvarlarında büyük çakıllı kum ve kireç karışımı bir harç kullanılmıştır. Surlarda arazinin durumuna göre yer yer daire, kare ve çokgen kesitli 28 burcun kullanıldığı dikkat çekmektedir. Kalın duvarların çevrelediği kale bünyesinde, çeşitli yapılara ait kalıntılar bulunmaktadır. Aşırı tahribattan dolayı türleri kesin olarak anlaşılmayan bu kalıntıların, levazım depoları, kale dizdarlarının kaldıkları mekânlar, mescit vb. yapılar kalıntıları olabileceği akla gelmektedir. E.Çelebi, kale bünyesinde bir cami (Melik Gazi-Yıldırım Han Camii), dizdarhâne, kethüda, imam, müezzin ve kale mehterleri hanesi, cebehâne hücreleri, yiyecek ambarları, su sarnıçları ve 362 basamaklı nehre kadar inen suyolundan bahsetmektedir. Aynı şekilde P.Tuğlacı da “Ceylan Yolu” adı verilen 362 basamaklı taş bir merdivenden Tokat suyuna inildiğini belirterek, kalenin içinde “Bedevi Çardak Zindanı” adlı bir zindanın bulunduğunu belirtmektedir.
Kalenin güneydoğusundan şehre doğru inen 362 basamaklı tünelin ağzına kadar dolduğu anlaşılmaktadır. Yöredeki Turhal ve Çördük Kaleleri’nde de karşımıza çıkan bu basamaklı kaya tünellerinin, bölgedeki Roma hakimiyetinin izleri olduğu düşünülmektedir.
KAYNAK: Tarihi yaşatan İl Tokat






